Dardanel
Gürkan Düzenli
Köşe Yazarı
Gürkan Düzenli
 

Trafik ve otopark sorunu, yatırımın değil; çözüm üretmekle yükümlü olanların sorumluluğudur

Çanakkale'de uzun yıllardır konuşulan kamu kurumlarının tek çatı altında toplanacağı Kamu Kampüsü projesi, son günlerde yeniden tartışma konusu oldu. CHP Çanakkale Milletvekili Sn İsmet Güneşhan'ın projeye yönelik itirazı ise dikkat çekici. Gerekçesi; bölgede yaşanacak trafik yoğunluğu ve otopark sorunu. İlk bakışta makul gibi görünen bu eleştirinin altında önemli bir çelişki yatıyor. Bir şehirde trafik ve otopark sorunu varsa, bunun çözüm adresi yatırım projelerini durdurmak değil, o şehri yöneten yerel yönetimin gerekli altyapıyı oluşturmasıdır. Çünkü yol yapmak, kavşak düzenlemek, otopark üretmek ve ulaşımı planlamak belediyelerin asli görevleri arasındadır. Bugün Çanakkale'nin en büyük sorunlarından biri otopark yetersizliği ve şehir içi trafikse, bunun sorumluluğunu Kamu Kampüsü projesine yüklemek ne kadar doğru? Daha da ilginci, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, seçim vaatlerinin aksine bu konuda somut ve kalıcı bir adım atılmış değil. Şimdi ise CHP Milletvekili çıkıp, "trafik olur" gerekçesiyle önemli bir kamu yatırımına karşı çıkıyor. Bu yaklaşım ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor: Sorun gerçekten Kamu Kampüsü mü, yoksa çözülemeyen belediyecilik hizmetleri mi? Bir yatırımın oluşturacağı yoğunluğu yönetmek yerine yatırımı engellemeyi savunmak, çözüm üretmek değil, mevcut sorunların devam etmesini kabullenmektir. Oysa şehirler büyür, gelişir ve yeni kamu hizmetlerine ihtiyaç duyar. Yerel yönetimlerin görevi de bu gelişime uygun ulaşım ve altyapı planlamasını yapmaktır. Eğer her yatırım "trafik oluşturur" gerekçesiyle reddedilecekse, o zaman yeni hastaneler, okullar, adliyeler, kültür merkezleri de yapılmamalıdır. Böyle bir anlayış şehirleri geliştirmez; olduğu yerde bırakır. Bugün bir kamu binasının yapımını ‘Yoğunluk oluşturur’ diye engellemek isteyenler, aynı bölgeye yapılmasını istedikleri hastanenin yoğunluk oluşturacağını düşünmüyorlar mı? Düşünüyorlardır elbet…. Yapım aşamasına gelindiğinde ona da itiraz edecekler. Çanakkale'nin ihtiyacı, yatırımları durdurmak değil; yatırımlarla birlikte altyapıyı güçlendirecek bir şehircilik vizyonudur. Kamu Kampüsü tartışması aslında bize çok daha temel bir gerçeği gösteriyor: Trafik ve otopark sorunu, yatırımın değil; çözüm üretmekle yükümlü olanların sorumluluğudur. Şehirleri projeler değil, çözümsüzlük anlayışı kilitler.   Erenköy’deki villa tartışması neden bitti? Son birkaç gündür, ‘Yanan alanlara villa yapılıyor’ yaygarası, bir anda kesildi. Geçtiğimiz yıl yaşanan sadece ağaçlarımızı, ormanlarımızı değil yüreklerimizi yakan yangının izleri hala acı bir şekilde gözümüzün önünde. Güzelyalı’ya her girişte, içimiz acıyor. “Burada bu var mıydı?” dediğimiz bir çok manzarayı görüyoruz. Bunlardan birisi de Erenköy’de ortaya çıktı. Bölgede yapımı devam eden bir inşaat, ormanın yok olmasının sonrası yoldan görünür hale gelince, ‘Yanan alanlara villa yapılıyor’ yaygarası koparıldı. Bunun üzerinden, hükümet, kamu kurumları eleştirildi. İnşaatın yangından önce de var olduğu ortaya çıkınca, “Ormana imar izni verildi” diyerek yine kurumlar yıpratılmak istendi. İmar iznini, 2012 yılında (Sonradan kapatılan) dönemin CHP’li Erenköy Belediye Meclisi tarafından verildiği anlaşılınca da tartışmalar bir anda son buldu. Yani ormana CHP’li belediyenin imar izni vermesi, kimseyi rahatsız etmedi. İlginç. Bu vesile ile, İl Özel İdaresini de kutlamak gerekiyor. Maalesef kamunun yapmaktan imtina ettiği ‘Doğruları açıklama’ konusunda hızlı reaksiyon gösterdiği için. Belgeleri ortaya koyarak, imar iznini, inşaat tarihini vs açıklayarak tartışmaları uzatmadan sonlandırmış oldu.
Ekleme Tarihi: 27 Haziran 2026 -Cumartesi

Trafik ve otopark sorunu, yatırımın değil; çözüm üretmekle yükümlü olanların sorumluluğudur

Çanakkale'de uzun yıllardır konuşulan kamu kurumlarının tek çatı altında toplanacağı Kamu Kampüsü projesi, son günlerde yeniden tartışma konusu oldu. CHP Çanakkale Milletvekili Sn İsmet Güneşhan'ın projeye yönelik itirazı ise dikkat çekici. Gerekçesi; bölgede yaşanacak trafik yoğunluğu ve otopark sorunu.

İlk bakışta makul gibi görünen bu eleştirinin altında önemli bir çelişki yatıyor.

Bir şehirde trafik ve otopark sorunu varsa, bunun çözüm adresi yatırım projelerini durdurmak değil, o şehri yöneten yerel yönetimin gerekli altyapıyı oluşturmasıdır. Çünkü yol yapmak, kavşak düzenlemek, otopark üretmek ve ulaşımı planlamak belediyelerin asli görevleri arasındadır.

Bugün Çanakkale'nin en büyük sorunlarından biri otopark yetersizliği ve şehir içi trafikse, bunun sorumluluğunu Kamu Kampüsü projesine yüklemek ne kadar doğru?

Daha da ilginci, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, seçim vaatlerinin aksine bu konuda somut ve kalıcı bir adım atılmış değil. Şimdi ise CHP Milletvekili çıkıp, "trafik olur" gerekçesiyle önemli bir kamu yatırımına karşı çıkıyor.

Bu yaklaşım ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor:

Sorun gerçekten Kamu Kampüsü mü, yoksa çözülemeyen belediyecilik hizmetleri mi?

Bir yatırımın oluşturacağı yoğunluğu yönetmek yerine yatırımı engellemeyi savunmak, çözüm üretmek değil, mevcut sorunların devam etmesini kabullenmektir. Oysa şehirler büyür, gelişir ve yeni kamu hizmetlerine ihtiyaç duyar. Yerel yönetimlerin görevi de bu gelişime uygun ulaşım ve altyapı planlamasını yapmaktır.

Eğer her yatırım "trafik oluşturur" gerekçesiyle reddedilecekse, o zaman yeni hastaneler, okullar, adliyeler, kültür merkezleri de yapılmamalıdır. Böyle bir anlayış şehirleri geliştirmez; olduğu yerde bırakır.

Bugün bir kamu binasının yapımını ‘Yoğunluk oluşturur’ diye engellemek isteyenler, aynı bölgeye yapılmasını istedikleri hastanenin yoğunluk oluşturacağını düşünmüyorlar mı? Düşünüyorlardır elbet…. Yapım aşamasına gelindiğinde ona da itiraz edecekler.

Çanakkale'nin ihtiyacı, yatırımları durdurmak değil; yatırımlarla birlikte altyapıyı güçlendirecek bir şehircilik vizyonudur.

Kamu Kampüsü tartışması aslında bize çok daha temel bir gerçeği gösteriyor: Trafik ve otopark sorunu, yatırımın değil; çözüm üretmekle yükümlü olanların sorumluluğudur.

Şehirleri projeler değil, çözümsüzlük anlayışı kilitler.

 

Erenköy’deki villa tartışması neden bitti?

Son birkaç gündür, ‘Yanan alanlara villa yapılıyor’ yaygarası, bir anda kesildi. Geçtiğimiz yıl yaşanan sadece ağaçlarımızı, ormanlarımızı değil yüreklerimizi yakan yangının izleri hala acı bir şekilde gözümüzün önünde. Güzelyalı’ya her girişte, içimiz acıyor. “Burada bu var mıydı?” dediğimiz bir çok manzarayı görüyoruz. Bunlardan birisi de Erenköy’de ortaya çıktı. Bölgede yapımı devam eden bir inşaat, ormanın yok olmasının sonrası yoldan görünür hale gelince, ‘Yanan alanlara villa yapılıyor’ yaygarası koparıldı. Bunun üzerinden, hükümet, kamu kurumları eleştirildi. İnşaatın yangından önce de var olduğu ortaya çıkınca, “Ormana imar izni verildi” diyerek yine kurumlar yıpratılmak istendi. İmar iznini, 2012 yılında (Sonradan kapatılan) dönemin CHP’li Erenköy Belediye Meclisi tarafından verildiği anlaşılınca da tartışmalar bir anda son buldu. Yani ormana CHP’li belediyenin imar izni vermesi, kimseyi rahatsız etmedi. İlginç.

Bu vesile ile, İl Özel İdaresini de kutlamak gerekiyor. Maalesef kamunun yapmaktan imtina ettiği ‘Doğruları açıklama’ konusunda hızlı reaksiyon gösterdiği için. Belgeleri ortaya koyarak, imar iznini, inşaat tarihini vs açıklayarak tartışmaları uzatmadan sonlandırmış oldu.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve troyhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.