Mehmet Korkmaz
Köşe Yazarı
Mehmet Korkmaz
 

İnşallah Tarihi Alanda çalışma yapılmıştır!

Günlerdir hepimizin içi yanıyor.. Can kayıpları, yitip giden canlar, kül olan ağaçlar..  Son yıllarda yaşadığımız en büyük felaketlerden birisinde, yine sen-ben kavgasına düştük ne yazık. Kim yaptı, kim yaktı? Kim ne kadar çalıştı? Hepsi ayrı birer tartışma konusu. Bir yandan içimizde sızıyla çaresizce yangınları izlerken bir yandan yüreğimiz ağzımızda bekliyoruz. Çanakkale, ülkemizde yangına en hassas bölgeler arasında. Bu acı tecrübeyi ne yazık her yıl tadıyoruz. (Çanakkale özelinde) Alınan tedbirler, uygulanan stratejiler, her yıl bu kayıplarımızı, oran olarak biraz daha azaltsa da yine de hava her yangın helikopteri gördüğümüzde, bir kor da yüreğimize düşüyor. Bu yaşadıklarımızdan çıkardığımız en acı tecrübe ise, daha fazla tedbir alınması gerektiği yönünde. Elbette yetkililerimiz, yöneticilerimiz bunu düşünmüşlerdir ama bu noktada, bana göre çok önemli bir şeye dikkat çekmek isterim. Hatırlarısınız, 2019 yılı Kurban Bayramında, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi alanı yakınlarında çıkan bir orman yangını vardı. Yaklaşık 12 saat müdahalenin ardından kontrol altına alınmış bir yangın. Yangın sonrası Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, yaptığı değerlendirmede çok önemli bir cümle söyledi; “Yangının meydana geldiği alan sınırları itibarıyla yaklaşık 100 hektarlık bir alan. İnşallah yangını tamamen söndürüp bölgeyi soğuttuktan sonra hassas bir şekilde ölçüp rakamları o zaman daha net bir şekilde ifade edebileceğiz. Yalnız burası özel bir bölge, özel bir yönetim şekli var. Bölgenin özel bir statüsü var. Bundan dolayı ormancılık faaliyetlerini burada biz yürütmüyoruz. Bölgede de yanıcı madde miktarı fazla. Burada en kısa sürede orman bakımının yapılması ihtiyacı var. Eğer bunu yapmazsak burada en ufak bir kıvılcım sıkıntı yaratabilir. O nedenle burada bakım tedbirlerini almamız ve aralarda yangını kesecek şeritleri oluşturmamız zaruridir."   “Buranın özel bir yönetim şekli var” cümlesine dikkat çekmek isterim.   Bir çalışma yapıldı mı? Orman bakımı yapıldı mı? Yangın şeritleri açıldı mı? Bunu bilmiyorum. Bu açıklamanın üzerinden 2 sene geçmiş. Burada bir çalışma yapılmadıysa, büyük vebaldir. Yapıldıysa bir nebze olsun rahatlarız.   Aynı durum Milli Parklar için de geçerlimi bilmiyorum ama, Antalya’da, Isparta’da milli parklar da ciddi şekilde yangından etkilendi. Envanter çalışması yapılır, yangın uçağı alınır belki daha fazla kiralanır. Ama bir yandan da bu milli park statüsüne ‘ORMAN YANGINLARI HASSASİYETİYLE’ bakmakta fayda var diye düşünüyorum. Bir çok kez orman yangınına gittim, arazözle de gittim, helikopterle, uçakla da… Havadan müdahale – Evet- son derece önemli ve etkili. Ancak yerden yapılan müdahale de önleme/söndürme çalışmaları açısından elzem. Bir çok ormanlık alanda yangın şeritlerini görüyoruz. Arazözler, ikmal araçları, iş makineleri bu yolları kullanarak müdahale ediyor. Bu şeritler, yangının ilerleme hızını da yavaşlatıyor. Uçak ve helikopterlerin bu yangınlarda çalışma süresi sınırlı. Hava kararınca maalesef müdahale şansı olmuyor. Gece görüşlü dahi olsa, havada birkaç aracın o stres, o baskı altında, bir de gece karanlığında çalışması çok olası değil. Bu nedenle yerden müdahaleye de en az havadan müdahale kadar önem verilmesi gerekir. Tarihi alandaki hassasiyeti tekrar dile getirip ‘Umarım gerekli çalışma yapılmıştır’ dileğimi tekrarlayarak bu günlük nokta koyayım.  Sağlıklı, mutlu günler.
Ekleme Tarihi: 10 Ağustos 2021 - Salı

İnşallah Tarihi Alanda çalışma yapılmıştır!

Günlerdir hepimizin içi yanıyor.. Can kayıpları, yitip giden canlar, kül olan ağaçlar.. 

Son yıllarda yaşadığımız en büyük felaketlerden birisinde, yine sen-ben kavgasına düştük ne yazık.

Kim yaptı, kim yaktı? Kim ne kadar çalıştı? Hepsi ayrı birer tartışma konusu.

Bir yandan içimizde sızıyla çaresizce yangınları izlerken bir yandan yüreğimiz ağzımızda bekliyoruz.

Çanakkale, ülkemizde yangına en hassas bölgeler arasında. Bu acı tecrübeyi ne yazık her yıl tadıyoruz. (Çanakkale özelinde) Alınan tedbirler, uygulanan stratejiler, her yıl bu kayıplarımızı, oran olarak biraz daha azaltsa da yine de hava her yangın helikopteri gördüğümüzde, bir kor da yüreğimize düşüyor.

Bu yaşadıklarımızdan çıkardığımız en acı tecrübe ise, daha fazla tedbir alınması gerektiği yönünde.

Elbette yetkililerimiz, yöneticilerimiz bunu düşünmüşlerdir ama bu noktada, bana göre çok önemli bir şeye dikkat çekmek isterim. Hatırlarısınız, 2019 yılı Kurban Bayramında, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi alanı yakınlarında çıkan bir orman yangını vardı. Yaklaşık 12 saat müdahalenin ardından kontrol altına alınmış bir yangın. Yangın sonrası Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, yaptığı değerlendirmede çok önemli bir cümle söyledi; “Yangının meydana geldiği alan sınırları itibarıyla yaklaşık 100 hektarlık bir alan. İnşallah yangını tamamen söndürüp bölgeyi soğuttuktan sonra hassas bir şekilde ölçüp rakamları o zaman daha net bir şekilde ifade edebileceğiz. Yalnız burası özel bir bölge, özel bir yönetim şekli var. Bölgenin özel bir statüsü var. Bundan dolayı ormancılık faaliyetlerini burada biz yürütmüyoruz. Bölgede de yanıcı madde miktarı fazla. Burada en kısa sürede orman bakımının yapılması ihtiyacı var. Eğer bunu yapmazsak burada en ufak bir kıvılcım sıkıntı yaratabilir. O nedenle burada bakım tedbirlerini almamız ve aralarda yangını kesecek şeritleri oluşturmamız zaruridir."

 

“Buranın özel bir yönetim şekli var” cümlesine dikkat çekmek isterim.

 

Bir çalışma yapıldı mı? Orman bakımı yapıldı mı? Yangın şeritleri açıldı mı? Bunu bilmiyorum. Bu açıklamanın üzerinden 2 sene geçmiş. Burada bir çalışma yapılmadıysa, büyük vebaldir. Yapıldıysa bir nebze olsun rahatlarız.

 

Aynı durum Milli Parklar için de geçerlimi bilmiyorum ama, Antalya’da, Isparta’da milli parklar da ciddi şekilde yangından etkilendi.

Envanter çalışması yapılır, yangın uçağı alınır belki daha fazla kiralanır. Ama bir yandan da bu milli park statüsüne ‘ORMAN YANGINLARI HASSASİYETİYLE’ bakmakta fayda var diye düşünüyorum.

Bir çok kez orman yangınına gittim, arazözle de gittim, helikopterle, uçakla da…

Havadan müdahale – Evet- son derece önemli ve etkili. Ancak yerden yapılan müdahale de önleme/söndürme çalışmaları açısından elzem. Bir çok ormanlık alanda yangın şeritlerini görüyoruz. Arazözler, ikmal araçları, iş makineleri bu yolları kullanarak müdahale ediyor. Bu şeritler, yangının ilerleme hızını da yavaşlatıyor.

Uçak ve helikopterlerin bu yangınlarda çalışma süresi sınırlı. Hava kararınca maalesef müdahale şansı olmuyor. Gece görüşlü dahi olsa, havada birkaç aracın o stres, o baskı altında, bir de gece karanlığında çalışması çok olası değil. Bu nedenle yerden müdahaleye de en az havadan müdahale kadar önem verilmesi gerekir.

Tarihi alandaki hassasiyeti tekrar dile getirip ‘Umarım gerekli çalışma yapılmıştır’ dileğimi tekrarlayarak bu günlük nokta koyayım. 

Sağlıklı, mutlu günler.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve troyhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
sanalbasin.com üyesidir